Arama

Schrödinger Denklemi

Bu Konuya Puan Verin:
Güncelleme: 12 Aralık 2016 Gösterim: 8.081 Cevap: 2
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
12 Aralık 2006       Mesaj #1
Misafir - avatarı
Ziyaretçi

Schrödinger denklemi,

Ad:  denk.jpg
Gösterim: 923
Boyut:  31.0 KB

kuvantum fiziğinde bir kuvantal sistemin dalga fonksiyonunu belirleyen, görelilik kuramına uymayan diferansiyel denklem. Heisenberg’in “matrisler mekaniği” kurmasından az bir zaman sonra, 1926’da, Schrödinger "Özdeğer problemi olarak kuvantalama” (Ouantisierung als Eigenwert problem) adlı altında dört makale yayımladı. Schrödinger bu yazılarında bir kuvantum sisteminin kararlı hallerinin (yani belirli enerjiye sahip hallerinin) enerjilerinin, kimi koşullarda, diferansiyel bir operatör olarak yazılabilen bir operatörün özdeğerleri olduklarını kanıtladı. Böylece, bu özdeğerlerin araştırılıp saptanması ikinci dereceden kısmi türevli bir denklem olarak ortaya çıkan ve modülünün karesi bir parçacığın t anında x noktasında bulunması olasılığı olarak yorumlanan ve kendine de dalga fonksiyonu denen +(x, İ) gibi karmaşık değerli bir fonksiyonun gerçeklediği bir “dalga denklemi"nin çözümüne indirgeniyordu.
Sponsorlu Bağlantılar

Genellikle dalga yorumu denilen bu görüş açısı ile, Heisenberg'in matris yorumu denilen görüş açısı arasında eşdeğerlik olduğu 1926'dan az bir zaman sonra yine Schrödinger tarafından gösterildi. Schrödinger'in dalga fonksiyonu kuramı kuvantum mekaniğinin M. Born tarafından ortaya atılan olasılıkçı yorumuna temel olmuştur, bu bakımdan da kuvantum kuramının başlangıcında egemen olan epistemolojik tartışmaların bir odak noktasını oluşturmuştur. Schrödinger’in kuramının asıl ilginç yönü etkinliğidir: atom ve moleküllerle ilgili bütün ya da hemen hemen bütün hesaplar Schrödinger denkleminin bir çözümünden ibarettir. Öyle ki, uzun zaman boyunca, kuvantum kuramının bir matematik problemine: Schrödinger denkleminin çözümü problemine indirgenmekten ibaret olduğu eğilimi egemen olmuştur.
Aslında Schrödinger kuramı hem bundan çok daha fazla ve hem de çok daha az şey ifade eder.

Bu kuram açıkça ifade edilmiş şu belli başlı yaklaşımlara dayanmaktadır:
  1. Kuram, en azından maddesel taneciklerin yaratılması ve yok olması olaylarını göz önüne almamaktadır; bu taneciklerin sayısının değişmez olduğu varsayılmaktadır.
  2. Maddesel taneciklerin alçak hızlarla hareket ettikleri varsayılmaktadır; bu görelilik kuramına uymayan ama Galilei anlamındaki görelilik ile uyumlu olan bir kuramdır.
  3. Kuram, fotonların soğurulması ve yayınlanmasını ancak fenomenolojik bir biçimde kendi çevresine sokabilmededir Fakat Schrödinger dalga denklemi kesinlikle bir fotona uygulanamaz; dalga fonksiyonu kavramının yalnızca maddesel bir tanecik için bir anlamı vardır Bu yaklaşımın koşulları atom ve molekül fiziğinin alanına uymaktadır. Bu, elektronların atom içinde görelilik dışı hızlarla hareket etmelerini sağlayan ve adına ince yapı değişmezi denilen, değeri düşük (1/137) olan elektromanyetik kuplaj sabitinden ve bu elektronlardan birinin yaratılması ya da yok olmasında ortaya konulması gerekli 1 MeV = 106eV mertebesindeki enerjilerin ise, yalnızca 10eV mertebesinde enerjiler gerektiren atom ve molekül süreçleri için kıyaslanamayacak kadar büyük olmasından kaynaklanmaktadır.
Kaynak: Büyük Larousse


Son düzenleyen Safi; 12 Aralık 2016 04:30
Sedef 21 - avatarı
Sedef 21
Ziyaretçi
11 Nisan 2007       Mesaj #2
Sedef 21 - avatarı
Ziyaretçi
Schrödinger denklemi
kuvantum mekaniğinin temel denklemi. AvusturyalI fizikçi Erwin Schrödinger tarafından 1926’da ortaya konan bu denklem, kuvantum mekaniğinde, Newton hareket yasalarının klasik mekanik için taşıdığı temel öneme eşdeğer bir önem taşır.
Sponsorlu Bağlantılar
Temelde bir dalga denklemi olan Schrödinger denklemi, temel parçacıkların hareketlerini yönlendiren olasılık dalgalarını (bir başka deyişle dalga fonksiyonlarını) ve bu dalgaların dış etkiler altındaki değişim biçimlerini betimler. Schrödinger, oluşturduğu denklemi hidrojen atomuna uygulayarak bu atoma ilişkin birçok özelliği olağanüstü bir kesinlikle belirlediğini göstermiştir. Schrödinger denkleminden atom fiziğinde, nükleer fizikte ve katilar fiziğinde yaygın olarak yararlanılır.

Schrödinger denklemi kapalı formda şöyle ifade edilebilir: Ad:  1.JPG
Gösterim: 455
Boyut:  8.4 KB Burada H, Hamiltonyen' i temsil eder. Hamiltonyen, parçacığın toplam enerjisini veren bir operatördür ve Ad:  2.JPG
Gösterim: 548
Boyut:  8.8 KB şeklinde ifade edilir. İlk terim kinetik enerjiyi, ikinci terim ise potansiyel enerjiyi temsil eder. Momentum operatörü Ad:  3.JPG
Gösterim: 403
Boyut:  8.4 KB denklemde yerine konursa Schrödinger denkleminin sol tarafı elde edilir.
Ad:  4.JPG
Gösterim: 497
Boyut:  10.7 KB
Bu zamana bağlı Schrödinger denklemidir. Denklemin sağ tarafının sıfıra eşit olması durumunda zamandan bağımsız Schrödinger denklemi karşımıza çıkar. Burada Ad:  5.JPG
Gösterim: 440
Boyut:  8.9 KB değerinde Planck sabiti, m; parçacığın kütlesi, V; potansiyel enerji, Ad:  6.JPG
Gösterim: 402
Boyut:  7.9 KB parçacığa eşlik eden dalga fonksiyonudur. Parçacığın kinetik enerjisinin hareket etmezken sahip olduğu iç enerjisinden oldukça büyük olması durumunda enerjisi göreli olarak ifade edileceğinden Ad:  7.JPG
Gösterim: 399
Boyut:  9.1 KB şeklinde olur. Bu sayede elde edilen Schrödinger denklemine, Relativistik (göreli) Schrödinger Denklemi denir ve Ad:  8.JPG
Gösterim: 392
Boyut:  8.5 KB olmak üzere şu formda yazılır.
Ad:  9.JPG
Gösterim: 373
Boyut:  10.7 KB
Denklemin çözümü için, parçacığın bulunduğu duruma göre içinde olduğu potansiyeller şöyle özetlenebilir:
  • 615762f797f26cf0550e173968fe8a4e
V'nin sıfır olması durumunda serbest parçacık durumu incelenir. Sıfırdan farklı durumlarda parçacığın enerjisinin uygulanan potansiyelden büyük veya küçük olması koşullarına göre değişen çözümler bulunur. Parçacığın enerjinisinin uygulanan potansiyelden küçük olması ancak belirli bir genişlikten sonra bu potansiyel engelin kaldırılması durumunda Tünel Etkisi gözlemlenir. Akım yoğunluğu hesaplanarak geçme ve yansıma katsayıları bulunur.
  • bbe6ff89c53fcdbf3c17c612071e2d76
Değişen potansiyellere örnek; basit harmonik titreştirici ve Coulomb potansiyelleridir. Bunlar bir katıdaki atomların titreşimi ve atomdaki çekirdeğe bağlı elektronların hareketini kapsar.

Zaman-bağımlı denklem


Fiziksel durum(durgun durum) üzerindeki Schrödinger denklemi formudur(özel durum için aşağıya bakınız). En iyi genel form zaman-bağımlı Schrödinger denklemidir, bu ise zamanla gelişen sistemin bir tanımını verir:

Denklem-1
Zaman-bağımlı Schrödinger denklemi (genel)
Ad:  10.JPG
Gösterim: 385
Boyut:  8.8 KB
Burada i sanal birimdir, ħ 2π ile Planck sabitinin oranıdır , "∂/∂t" sembolü bir t zamana gore kısmi türev ile ayırır , Ψ kuantum sistemin dalga fonksiyonudur, ve H Hamiltonyen işlemcidir (herhangi bir dalga fonksiyonu toplam enerjiyi karakterize eder ve duruma bağlı olarak farklı biçimler alır).
En ünlü örneği bir elektrik alanı içinde(ama bir manyetik alan değil; bakınız Pauli denklemi) tek bir parçacık taşıyan göreli olmayan Schrödinger denklemidir :
Ad:  Wave_packet_(dispersion).gif
Gösterim: 367
Boyut:  28.9 KB
Bir dalga fonksiyonu bu göreli olmayan Schrödinger denklemi V=0ile tatmin edicidir. Diğer bir değişle, bu boş uzay aracılığıyla bir parçacığın serbestçe seyahatine karşılıktır.Dalga fonksiyonunun buradagerçel kısmı çiziliyor.

Denklem-2
Zaman-bağımlı Schrödinger denklemi (tek ama göreli olmayan parçacık)
Ad:  11.JPG
Gösterim: 382
Boyut:  11.2 KB
burada m parçacığın kütlesidir, V potansiyel enerjidir, ∇2 Laplasyendir, ve Ψ dalga fonksiyonudur (bu bağlamda daha kesin bir ifadeyle, "konum uzay-dalga fonksiyonu" olarak adlandırılır). Bu daha net bir ifadeyle, "toplam enerji kinetik enerji artı potansiyel enerjiye eşittir", ama şartlar aşağıda açıklanan sebeplerden ötürü bilmediğiniz formlar haline gelir.

Verilen bu bir doğrusal kısmi diferansiyel denklem özel diferansiyel işlemciler içerir. Bu ayrıca bir difüzyon denklemidir, ama aksine ısı denklemi, bu tek ayrıca verilen bir dalga denklemi sanal birim geçici terim içinde mevcuttur.

"Schrödinger denklemi" terimine hem genel denkleminin (ilk yukarıda kutu), hem de belirli bir göreli olmayan sürümün (ikinci yukarıda ve bunun varyasyonları kutu) de başvurabilirsiniz. kuantum mekaniği boyunca kullanılan,genel denklem her şey için,Hamiltoniyen'den çeşitli karmaşık ifadeler takarak Dirac denklemi'nden kuantum alan teorisi'ne kadar gerçekten oldukça geneldir. Özel relativistik sürümü basitleştirilmiş birçok durumda gerçekliğe oldukça doğru yaklaşım, ama diğerleri de çok yanlıştır.(ayrıca görelilik kuantum mekaniği ve görelilik kuantum alan teorisi).

Schrödinger denklemini uygulamak için, Hamilton operatörü daha sonra Schrödinger denklemine yerleştirilir sistemi oluşturan taneciklerin kinetik ve potansiyel enerji için muhasebe sistemi için ayarlanır.Oluşan kısmi diferansiyel denklem sistemi ile ilgili bilgi içeren dalga fonksiyonu, için çözülmüştür.

Zaman-bağımsız denklem
bu her üç satırın bir dalga fonksiyonudır.,bunlar zaman-bağımlı Schrödinger denklemi için uygun bir harmonik titreşimcidir.Sol:dalga fonksiyonunun gerçek kısmı (mavi) ve sanal kısmı (kırmızı). Sağ:Verilen bir konumda bu dalga fonksiyonu ile bulunan parçacığın olasılık dağılımıdır . üst iki satır durağan durumların örnekleridir, bunlar durgun dalgalara karşılıktır. Alt satır bir durumun bir örneğidir bu bir durağan durum değildir. sağ sütunda gösterilen durağan duruma "durağanlık" denir.

zaman-bağımsız Schrödinger denklemi tahmin edilen dalga fonksiyonları durgun dalgalar formu olabilir, adı durağan durumlar (ayrıca "yörüngeler" denir,atomik yörüngeler içinde olarak veya moleküler yörüngeler). eğer durağan durumun üzerinde sınıflandırılmış ve anlaşılıyorsa bu durum burada kendine özgü bir şekilde önemlidir,ve herhangi durum için zaman-bağımlı Schrödinger denklemi çözmeye kolayca alınır .zaman-bağımlı Schrödinger denklemi durağan durum tanıtan denklemdir. (Bu yalnız kullanılıyor ise Hamiltonyenin kendisi zaman üzerinde bağımlı değildir. Genel olarak, dalga fonksiyonuna hala bir bağımlılık vardır! )

Denklem-1
Zaman-bağımsız Schrödinger denklemi (genel)
Ad:  12.JPG
Gösterim: 348
Boyut:  8.4 KB
Durum denkleminin sözel ifadesi:
  • Belli bir Ψ dalga fonksiyonu üzerinde Hamiltonian operatör hareketleri ise,ve sonuç aynı Ψ dalga fonksiyonuna orantılı , ise Ψ bir durağan durumdur, ve sabit orantılılıktır, E, Ψ durumunun enerjisidir.
Zaman-bağımlı Schrödinger denklemi aşağıda daha fazla tartışıldı. doğrusal cebir terminolojisi içinde, bu denklem bir özdeğer denklemidir.
Daha önce olduğu gibi, göreli-olmayan Schrödinger denklemi için en ünlü bulgu bir tek parçacık bir elektrik alanı içinde taşınır (ama bir manyetik alan değil):
Ad:  StationaryStatesAnimation.gif
Gösterim: 397
Boyut:  223.5 KB
bu her üç satırın bir dalga fonksiyonudır.,bunlar zaman-bağımlı Schrödinger denklemi için uygun bir harmonik titreşimcidir.
  • Sol: dalga fonksiyonunun gerçek kısmı (mavi) ve sanal kısmı (kırmızı).
  • Sağ: Verilen bir konumda bu dalga fonksiyonu ile bulunan parçacığın olasılık dağılımıdır .
  • üst iki satır durağan durumların örnekleridir, bunlar durgun dalgalara karşılıktır.
  • Alt satır bir durumun bir örneğidir bu bir durağan durum değildir. sağ sütunda gösterilen durağan duruma "durağanlık" denir.
Denklem-2
Zaman-bağımsız Schrödinger denklemi (tek göreli olmayan parçacık)
Ad:  11111.JPG
Gösterim: 367
Boyut:  10.4 KB
Son düzenleyen Safi; 12 Aralık 2016 04:26
Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
17 Aralık 2009       Mesaj #3
Avatarı yok
Yasaklı

Yirminci yüzyılın başlarında, nicem (Quantum) mekaniğinin öncüleri, onun bu kadar tuhaf bir şey olduğunu bilmiyorlardı.


Nicem (Quantum) mekaniği, çok küçük ölçeklerde, atom boyutlarında, maddenin nasıl davrandığını açıklar. Klasik fizikle olaya baktığımızda, bir cisim aynı anda iki durumda -ya da yerde- birden bulunamaz. Örneğin, ya masanın üzerindedir ya da yerde. Ancak, nicem mekaniğinde bu olası. Yani cisim iki (ya da daha çok) durumda eşzamanlı olarak bulunabilir. Bu olaya, "durumların üst üste gelmesi" de denir.

Üstüste gelme ilkesinin anlaşılmasını kolaylaştırmak için, I935'te, Alman fizikçi Erwin Schrödinder, bir düşünce deneyi ortaya koydu. Bu deneyde kedisini, nicem mekaniği kurallarına göre çalışan bir sanal aygıta yerleştirdi. Bu aygıtın içinde, kediye yöneltilmiş bir tabanca var. Kedinin yaşamı, tabancanın patlayıp patlamamasına bağlı. Burada, üst üste gelen iki durum, tabancanın ateş alması ve almaması. Yani tabanca aynı anda hem patlayacak hem de patlamayacak.

Neyse ki bu mantıksız görünen olayın içinden çıkmanın bir yolu var. Nicem ya da klasik (gerçek bir kedi gibi), bütün gerçek sistemler, bir dış ortamın etkisi altındadır. Bu ortam, durumları hiçbir zaman kesin olarak bilinemeyen atomlardan oluşan bir çevredir. Bu nicem sistemiyle, sistemin çevresi arasındaki etkileşim, sistemin zaman içinde durumlardan birini tercih etmesine yol açar. Bu olaya, "eşuyumsuzluk" denir.

Eşuyumsuzluğun gerçekleşme hızı, nicem sisteminin büyüklüğüne bağlıdır.
Fizikçiler, son zamanlarda, atom ya da bir ışık fotonu gibi parçacıkların durumlarını uzunca sürelerle üst üste getirmeye çalışıyorlar. Ancak, gerçek bir kedi gibi, milyar kere milyarlarca atomlardan oluşan bir cisim için, bu süre yok denebilecek kadar kısa. Yani, kedinin aynı anda ölçülebilir bir süre için hem canlı hem de ölü olması olası değil.

Fizikçiler, çok sayıda atomdan oluşan sistemler için eşuyumsuzluğun nasıl işlediğini çözmeye çalışıyorlar.
Colarado'daki ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü'nden David Wineland ve ekibi, bu sistemlerde durumların nasıl üst üste geldiğini araştırıyorlar. Nature dergisinde yayımlanan son makalelerinde, eşuyumsuzluğu gözlediklerini; ayrıca, sistem büyüdükçe, bunun nasıl bir değişim gösterdiğini açıkladılar.

Wineland ve ekibi, deneye, çok düşük sıcaklıklara kadar soğutulmuş berilyum iyonlarının (elektrik yüklü atomlarının) durumlarını üst üste getirerek başladılar. Farklı durumlarda bulunabilmesini sağlamak için, atomları elektromanyetik alanlar ve lazerler yardımıyla kıstırdılar. Böylece, parçacığın etkileşim halinde bulunduğu, eşuyumsuzluğu hızlandıran çevresiyle ilişkisini en aza indirmiş oldular.

Yapılan bu deneyde, eşuyumluluğun, nicem mekaniğinin varsaydığı gibi zamanla azaldığını gösterdiler. Ayrıca, eşuyumsuzluğun gerçekleşme hızının parçacığın çevresiyle olan ilişkisine bağlı olduğu; bu ilişki kontrol altında tutularak durumların üst üste gelme süresinin uzatılabileceği gösterildi.Bu deneyin en önemli yanı, kuramsal olarak zaten geliştirilmiş olan bu varsayımların, deneylerle de onaylanabiliyor olmasıdır.

Kaynak: Enginbilim
Son düzenleyen Safi; 12 Aralık 2016 03:54

Benzer Konular

12 Aralık 2016 / Misafir Bilim ww
5 Şubat 2017 / nötrino Fizik
3 Nisan 2009 / Misafir Matematik
25 Haziran 2012 / ThinkerBeLL Fizik