Üye Ol
Giriş
Hoş geldiniz
Misafir
Son ziyaretiniz:
21:40, 1 Dakika Önce
MsXLabs Üye Girişi
Beni hatırla
Şifremi unuttum?
Giriş Yap
Menü
Ana Sayfa
Forumlar
Soru-Cevap
Tüm Sorular
Cevaplanmışlar
Yeni Soru Sor
Günlükler
Son Mesajlar
Kısayollar
Üye Listesi
Üye Arama
Üye Albümleri
Bugünün Mesajları
Forum BB Kodları
Your browser can not hear *giggles*...
Your browser can not hear *giggles*...
Sayfaya Git...
Cuma, 28 Mart 2025 - 21:40
Arama
MaviKaranlık Forum
Edebi türlerin ortaya çıktığı dönem hangisidir?
-
Tek Mesaj #34
HandSome
Ziyaretçi
11 Ekim 2010
Mesaj
#34
Ziyaretçi
Alıntı
Misafir
adlı kullanıcıdan alıntı
yardım ederseniz sevinirim
Nutuk; sadece tarihe gömülmüş Osmanlı siyasetçilerine değil; karşısına dikilen yoldaşları için de bir tarih galerisidir. Nutuk yazılmasa belki, mücadelenin arka planı karanlıkta kalacak, insanlar ve karakterler ortaya çıkmayacaktı. Saray yanlısı politikacılar, anlı şanlı paşa ve beylerden mütareke aydınlarına, Abdülkerim Paşa gibi hoş seda bırakmış Melâmilere kadar pek çok kişi bu galeride yerini almıştır. Ama asıl dramatik portreler karşı cephedeki Osmanlı siyasetçilerine değil, devrim yorgunu yoldaşlarına çizilir.. Değişmez kuralmış gibi evlatlarını yiyen ihtilal kavgası, Türk devriminin de yakasına yapışır. Ne kadar sebep aranırsa aransın, ne kadar bahane bulunursa bulunsun Cumhuriyet kavgasının arka planında kan uyuşmazlığı vardır. Acı olanı da; Cumhuriyetin sadece saltanat / hilâfet lobisinden zorla alınışı değil, yoldaşlarından da kaçırılarak ilân edilişidir. Saltanat / hilafet yandaşları, uygulamasını bile görmeden Cumhuriyeti kundağında boğmak istemişlerdir. M. Kemal Cumhuriyet ufkuna bakarken, Refet Paşa “Allahın gölgesi ve Peygamberin vekili Halife Hazretlerinin lütfuna erip hayır duasını almak için, tebliğ-i risalet gibi tebliğ-i vekalette bulunup ” sadakat tezkereleri yazar. Bazıları da, «saltanata sen geç hâlife sen ol» yeter ki Cumhuriyet olmasın isterler....
M. Kemal Türk’ün makûs talihini yenmeye hazırlanırken, Hariciye Vekili Bekir Sami taarruzdan vazgeçip İngilizlerle uzlaşmayı önerir. Zafer kazanılmadan barış gelmeyeceğine inanan M. Kemal, ordunun yenilgisine umut bağlayanların niyetlerini boşa çıkarır. Sonradan devrim yolunda yorgun düşüp kenara çekilen yoldaşlarının M. Kemal’e önerdiği pâye, hiçbir anı defterinde, Bekir Sami’nin cümleleri kadar anlamlı değildir (24 Aralık 1921 / Londra Raporu):
«... Milli ve İslami gayeyi kurtarmak, hatta geçici bir fedakarlığa katlanarak, dünya tarihinde ölümsüz bir nam kazanmak ve İslam dünyasının müceddidi olmak, zatıaliniz için mümkündür.... İsminizi kıyâmet gününe kadar bütün İslâmi nesiller için Hazret-i Fahr-i Kâinat Efendimiz’den sonra en mukaddes bir isim ve yâdigâr olmak üzere arkanızda bırakmak şeref ve fırsatını kaçırmamanızı vatanseverlik ve İslâmi duygularıma dayanarak arzetmeyi mukaddes bir vazife sayarım...»
Görülüyor ki Milli Önder, Cumhuriyet uğruna Saltanat ve Hilafet rüşvetini de reddetmiştir. M. Kemal’e karşı gelerek değil, O’nunla beraber galebe çalınacağını anlayanlar, önce O’nu yanlarına çekmek istemiş; olmayınca Anadolu’ya geçiş kıdemi öne sürülmüştür.O varlıkla yokluk arasında taarruza hazırlanırken; Anadolu’da dikili ağacı yok diye rakipleri vatandaşlıktan çıkarmak istemiş, kendi tarihi kendinden kıskanılmıştır. Saltanat / Hilafet yandaşlığı ve toplumsal dönüşümü engelleme niyetleri gizlenerek, siyasetten dışlamak için hiç olmazsa tarafsız kalması önerilmiştir. Demokrasi havarisi kesilenlerce diktatör ilan edilmiş, siyaseten başedilemeyince, vücudu ortadan kaldırılmak istenmiştir.
Türk orduları İzmir’e girdiğinde, Mehmetçik saflarındaki Halide Edip şunu soruyordu: “Ordularımız muzaffer oldu. Düşman denize döküldü. Vatanımız kurtuldu. Bundan sonra neyle uğraşacağız paşam?”. Zafer heyecanı arasında Başkumandan şu cevabı verdi: “Birbirimizle uğraşacağız hanımefendi, birbirimizle”...
Gerçekten de, başta Halide Edip olmak üzere siyasi rakipleri karşısına dikilmekte gecikmediler. Milli Mücadelede tek kurşun atmayıp devletin temeline tek tuğla koymayan, özgürlük mücadelesi verip vatan kurtarmayanlar etekleri altındaki hançeri ortaya çıkardılar. İzmir suikasti; vatanseverlik ardına saklanan ihtirasların, sadece M. Kemal’i değil, Cumhuriyeti de ortadan kaldırma girişiminin adıdır. Tuzağa düşmeyen M. Kemal, her şeyi tarihe ve vicdanlara havale ederek yoluna devam etmiştir. Nutuk, rakiplerin masum gerekçeleri bilinsin, hesabı Mahkeme-i Kübra’ya kalmasın diye yazılmıştır. Olan bitenlere uzak mesafelerden bakınca; bir köşeye çekilenlerin ahlaki ve tarihi sorumluluğu zamanaşımına uğramamış görünür. Namlulara mermiler sürülmese, belki Nutuk da yazılmaz, yazılsa bile devrim tarihimize bulanık portreler çizilmezdi.
Nutuk neden yazıldı..Daha fazla Bilgi için
Tıklayınız .
BEĞEN
Paylaş
Paylaş
Cevapla
Kapat
Saat: 21:40
Hoş Geldiniz Ziyaretçi
Ücretsiz
üye olarak sohbete ve
forumlarımıza katılabilirsiniz.
Üye olmak için lütfen
tıklayınız
.
Son Mesajlar
Yenile
Ã…ÂÂu Anda DinlediÃâ€Ã…¸iniz Ã…ÂÂarkÃâ€Ã‚±
WaRrioR
-
20:50
Forum OyunlarÃâ€Ã‚±
Uydurmasyon Kampanyalar YaratÃâ€Ã‚±n
WaRrioR
-
22:01
Forum OyunlarÃâ€Ã‚±
Uykusuzlar Buraya, Gece Sohbetimiz
WaRrioR
-
23:18
Forum OyunlarÃâ€Ã‚±
SÃâ€Ã‚±kÃâ€Ã‚±ldÃâ€Ã‚±m, ne yapabilirim?
Dilhun
-
22:24
CevaplanmÃâ€Ã‚±Ã…Ÿ
SÃâ€Ã‚±kÃâ€Ã‚±ldÃâ€Ã‚±m
WaRrioR
-
22:08
Forum OyunlarÃâ€Ã‚±