Babil uygarlığı
Fırat ve Dicle ırmakları arasındaki Güneydoğu Mezopotamya topraklarında (bugün Bağdat dolaylarından İran Körfezine kadar olan Güney Irak bölgesi) yayılmış olan antik kültür.
Babil yüzyıllar boyunca bu bölgenin başkenti olduğundan, Babil uygarlığı terimi bölgedeki ilk yerleşimlerden (İÖ y. 4000) başlayarak yörede gelişen bütün kültürleri kapsar. Bununla birlikte Babil’in siyasal öneminin artmasından önce (İÖ y. 1850) bölge güneydoğuda Sümerler, kuzeybatıda Akadlar olmak üzere iki ülkeye bölünmüştü.
Sümer ve Akadların tarihi sürekli bir savaş tarihidir. Sümer kent devletlerinin denetimi ele geçirmek için birbirleriyle dövüşmeleri bölgeyi Akadlarm ve doğu komşuları Elam’ın istilasına elverişli bir hale getirdi. Ama tarihlerine damgasını vuran siyasal bunalımlara karşın Sümerler ve Akadlar zengin bir kültür yarattılar. İlk yazı sistemi olan çivi yazısının ve bilinen ilk hukuk kurallarını bulanlar, kent devletlerini geliştirenler, çömlekçi çarkını, yelkenli tekneyi ve sabanı icat edenler, bütün Batı uygarlığını etkileyen edebi, müzikal ve mimari biçimleri yaratanlar Sümerlerdi.
Bu kültürel miras Sümerler ve Akadların ardılları olan ve İÖ y. 1900’de tüm Mezopotamya’yı ellerine geçirmiş bulunan Batılı Sami kabilesi Amorilercede benimsendi. Amorilerin İÖ y. 1600’e değin süren yönetimleri altında Babil kenti Dicle-Fırat bölgesinin siyasal ve ticari merkezi haline geldi. Babil de Güney Mezopotamya’nın tümünü ve kuzeyde Asur ülkesinin bir bölümünü elinde tutan büyük bir imparatorluk oldu. Bu gelişmede en büyük pay sahibi olan hükümdar, ilk Babil (Amori) hanedanının altıncı kralı Hammurabi’ydi (hd İÖ 1792- 1750). Hammurabi, ayrı kent devletleri arasında birlik sağladı; bilim ve tekniği ilerletti ve ünlü yasalarını yürürlüğe koydu. Babil İmparatorluğu Hammurabi’nin ölümünden sonra girdiği çöküş süreci Hitit kralı I. Murşili’nin Babil kralı Samsuditana’yı İÖ 1595’te tahtından indirmesine değin sürdü. Bundan sonra Babil’in doğusundaki dağlardan gelen Kassitlerin 400 yıl sürecek olan saltanatları başladı.
Kassit egemenliğinin son yüzyıllarında Bahirde din ve edebiyat canlandı. Dönemin en önemli edebi yapıtı Babil yaratılış efsanesi olan Enuma Eliftir. Aynı dönemde Asur Krallığı Babil İmparatorluğu’nun denetiminden çıktı ve bağımsız bir imparatorluk haline gelerek Babil’deki Kassit hanedanını tehdit etmeye başladı; birkaç kez de bölgeyi geçici olarak denetimi altına aldı. Elam Devleti de güç kazandı ve sonunda Kassit hanedanını yıkarak Babil uygarlığının büyük bir bölümünü eline geçirdi.
Bir dizi savaş sonunda, yeni bir Babil kralları sülalesi olarak İsin kentinin 2. hanedanı başa geçti. Hanedanın en ünlü kralı I. Nabukadnezar (hd İÖ y. 1124-1103) Elamlıları yendi ve Asur saldırılarına yıllarca başarıyla karşı koydu. I. Nabukadnezar’ın saltanatını izleyen birkaç yüzyıl boyunca Asurlarla Arami ve Kaideli (Keldani) kabileler arasında Bahirin denetimini ele. geçirmek için üçlü bir mücadele başladı. İO 9. yüzyıldan Asur İmparatorluğunun son bulduğu İÖ. 7. yüzyılın sonlarına değin çoğunlukla Asur kralları Babil’i egemenlikleri altında tuttular ve atadıkları kendilerine bağımlı yöresel krallarla yönettiler. Sonuncu Asur kralı Asurbanipal çıkan iç savaşta, Babil krallığına atamış olduğu kardeşiyle çarpıştı ve sonunda kenti ve halkını kılıçtan geçirdi.
Asurbanipal’in ölümü üzerine, Kaideli önderlerden Nabopolassar Babil’i başkent ilan etti ve Babil uygarlığının sonuncu ve en parlak dönemini başlattı. Oğlu II. Nabukad- nezar (hd İÖ 605-562) Suriye ve Filistin’i fethetti; İÖ 587’de Yahuda ve Kudüs’ü yerle bir etmesiyle ve ardından Yahudileri Babil esareti altına almasıyla tarihe geçti. II. Nabukadnezar görkemli asma bahçler kurup Marduk Tapmağı (Esagila) ile yanındaki zigguratı yeniden inşa ederek Babil’i canlandırdı.
İÖ 539’da Büyük Kyros’un komutası altındaki Persler Babil’i Nabukadnezar’ın son ardılı olan Nabunaid’in (Nabonidus) elinden aldılar. Bu tarihten sonra Babil bir daha bağımsızlığına kavuşamadı; en sonunda, İÖ 331’de Büyük İskender’in eline geçti. Bahiri imparatorluğunun başkenti yapmayı tasarlayan İskender, Nabukadnezar’ın sarayında öldü. Onun ölümünden sonra Selevkoslar zamanla Babil’i terk ettiler. Böylece tarihin en büyük imparatorluklarından biri son buldu.
Kaynak: Ana Britannica