Üye Ol
Giriş
Hoş geldiniz
Misafir
Son ziyaretiniz:
19:58, 1 Dakika Önce
MsXLabs Üye Girişi
Beni hatırla
Şifremi unuttum?
Giriş Yap
Menü
Ana Sayfa
Forumlar
Soru-Cevap
Tüm Sorular
Cevaplanmışlar
Yeni Soru Sor
Günlükler
Son Mesajlar
Kısayollar
Üye Listesi
Üye Arama
Üye Albümleri
Bugünün Mesajları
Forum BB Kodları
Your browser can not hear *giggles*...
Your browser can not hear *giggles*...
Sayfaya Git...
Perşembe, 03 Nisan 2025 - 19:58
Arama
MaviKaranlık Forum
Fransız İhtilali
-
Tek Mesaj #2
Misafir
Ziyaretçi
24 Kasım 2006
Mesaj
#2
Ziyaretçi
1787'den başlayarak
Fransa
'yı sarsan, ilk doruk noktasına
1789
'da ulaşan ve değişik aşamalardan geçerek 1799'a değin süren devrimci hareket.
Fransa
'da ancien regime'e (eski rejim) son vermiş ve Avrupa tarihinde yeni bir çağ açmıştır. Fransız ihtilali, Fransız Devrimi ve 1789 Devrimi olarak da bilinir. Devrim,
burjuvazinin
iktidara gelişine başlangıç oldu, derebeyliği ve mutlak monarşiyi ortadan kaldırdı ve ülkenin birliğini gerçekleştirdi ve bütün dünyada milliyetçilik ve ulus devlet fikirlerinin gelişmesine yol açtı.
Fransız İhtilalinin nedenleri
Siyasal ve Sosyal Nedenler
Fransa, 16. yüzyıldan beri, katı bir mutlakiyetle yönetiliyordu. Monarşi kadim aristokrasi ve yeni yeni palazlanan burjuvazi arasında bir denge unsuru oluşturmak üzere yüceltilmiş olsa da, Rönesans'tan bu yana ardından eski gücünü toparlayamayan monarşi, vergilerin toplanması konusunda da İngiliz aristokrasisinden farklı bir yöntem izledi. Vergileri düşük gelirli halktan toplamakta ısrar etti ve bu durum orta sınıf ve emekçi sınıfta özellikle 18. yüzyılda katıldığı savaşlar ve devletin gereksiz harcamalarıydı. Bu nedenle vergiler ağırlaştırılmış, halk geçim sıkıntısı çekmeye başlamıştır. Maliyeyi düzeltmek amacıyla alınan tedbirler sonuç vermeyince Fransa Kralı
16. Louis
, Fransa'nın bir çeşit milli meclisi olan Etats-Genaraux 'yu toplantıya çağırarak gerekli tedbirlerin alınmasını istedi (1789).
Güçlenen burjuvaziye feodal ekonominin kalıpları dar gelmeye başlamıştı. Bu doğaldır. Çünkü feodal ekonomi içine kapalı bir yapı sergiler. Oysa burjuvazi kendini tam da dışa açık bir yapıda var etmiş; ticaret ve sömürgeler yardımıyla güçlenerek gelişmişti. Üstelik aristokrasinin sırtını yasladığı kilisenin ekonomiye vurduğu köstek de gözardı edilemezdi. Dolayısıyla burjuvazinin rönesansla başlayan gelişmesi artık aristokrasiyi ve feodal ekonomiyi dört bir yandan baskılar hale gelmişti. Bu duruma İngiliz aristokrasisi gibi esnek bakamayan Fransız aristokrasisi, gelişime ayak uydurmak ve değişmek yolunu tercih etmemiştir.
Fransız Aydınlarının Etkisi
18. yüzyılda Fransa'da birçok aydın yetişti. Aydınlar, Fransız İhtilâli'nin fikir yapısını hazırladılar.
Montesquieu
(İran Mektupları ve Kanunların Ruhu Üzerine),
Voltaire
,
D’Alembert
,
Diderot
ve
Jean Jacques Rousseau
(Toplumsal Sözleşme), yazdıkları eserlerde Fransa'nın rejimini eleştirdiler, yeni çözüm yolları ileri sürdüler. Aydınların bu çalışmaları, Fransa'da ihtilalin hazırlanmasını sağlamıştır. İngiltere'de Lutherci ve Kalvinci reformların gelişi, din kurumunun sorgulanması yolunda burjuvaziye önemli adımlar attırmıştı.
Dış Nedenler
1215'te ilan edilen
Magna Carta
'dan beri
İngiltere
'de halkın istekleri, kral tarafından dikkate alınıyordu. 17. yüzyıldan itibaren de İngiltere'de Meşruti Krallık kesin olarak yerleşmişti. Böylece kral, anayasada belirlenen yetkilerin dışına çıkamıyor ve halkın temsilcilerinden oluşan bir meclis, ülke yönetimine katılıyordu. Bu durum Fransa'daki mutlak krallığa alternatif olarak görülüyordu. Ayrıca Amerika'da yayınlanan
İnsan Hakları Bildirisi
, Fransızları derinden etkilemiştir. Fransızlar, İngiltere ve Amerika'daki hakların kendilerine de tanınmasını istemişler, bu da Fransız İhtilâli'nin ortaya çıkmasında etkili olmuştur.
Olayların gelişmesi
Fransız maliyesini düzene sokmakla görevlendirilen
Charles-Alexandre de Calonne
, Şubat 1787'de üst düzey din adamları, büyük soylular ve yüksek yargıçlardan oluşan İleri Gelenler Meclisi'ni toplantıya çağırarak bütçe açığının kapatılması için ayrıcalıklı kesimlerin vergi yükümlülüğünü artıracak reformlar önerdiğinde, Fransa'da devrimin ilk kıpırdamaları başladı.
Meclis, reformları reddederek ruhban sınıfı, soylular ve halkın temsilcilerinden oluşan ve 1614'ten beri toplanmamış olan
Etats-Genaraux
'un toplantıya çağrılmasını talep etti. Calonne'dan sonra Fransız maliyesini yönetenlerin, direnişe karşın reformları uygulama yolundaki çabaları, aristokratik kurumların, özellikle de Mayıs 1788'de çıkarılan yasa ile yetkileri kısıtlanmış olan Parlement'lerin başkaldırısına yol açtı. 1788'in bahar ve yaz aylarında
Paris
,
Grenoble
,
Dijon
,
Toulouse
,
Pau
ve
Rennes
'de huzursuzluklar baş gösterdi. Ödün vermek zorunda kalan Kral XVI. Louis,
Jacques Necker
'i maliyenin yönetimine getirdi ve Etats Generaux'yu 5 Mayıs 1789'da toplayacağını açıkladı. Kralın basın özgürlüğüne de göz yummasıyla Fransa bir anda devlet yapısının yeniden düzenlenmesine ilişkin tasarıları içeren kitapçıklarla dolup taştı.
Ocak-Nisan 1789 arasında yapılan Etats-Generaux seçimleri kötü geçen 1788 hasadının neden olduğu karışıklıklarla aynı zamana rastladı. Temsilcilerini belirlemekte herhangi bir kısıtlamayla karşılaşmayan üç toplumsal zümre de kendi sorunlarını ve isteklerini dile getiren dilek listeleri ya da "şikayet defterleri" (cahiers de doleances) hazırladılar. Tiers Etat (Halk Meclisi) için 600, soylular ve ruhban kesimlerinin her biri için de 300 temsilci seçildi. Kırsal alanlarda iki, kentlerde ise üç dereceli seçimler sonunda belirlenen Tiers Etat temsilcileri bütünüyle burjuvalardan oluşuyordu.
5 Mayıs 1789'da
Versailles
'de toplanan Etats-Generaux, daha başlangıçta, oylamaların toplam temsilci sayısına mı yoksa etat esasına göre mi yapılacağı konusunda ikiye bölündü. Bu yöntem sorunu üzerindeki şiddetli mücadelede Tiers Etat temsilcileri çok geçmeden çoğu halk kökenli küçük papazların da desteğini kazandı. Ardından krala da meydan okuyarak Jeu de Paume salonunda toplantı (20 Haziran) ve Fransa'ya yeni bir anayasa getirilinceye değin kesinlikle dağılmayacağına ant içti. XVI. Louis bu duruma istemeyerek boğun eğdi ve ruhban kesimiyle soyluları Kurucu Meclis'i oluşturmak üzere Tiers Etat'ya katılmaya çağırdı; bir yandan da meclisi dağıtmak üzere asker toplamaya girişti.
Askeri birliklerin kralın emriyle Kurucu Meclis'in çevresini sarması ve Necker'in görevinden alınması meclisin tepkisine, kralın buna kayıtsız kalması da Paris halkının ayaklanmasına yol açtı. Silahlanan Paris halkı
14 Temmuz
1789
'da krallık baskısının simgesi olarak gördüğü
Bastille hapishanesini
ele geçirdi ve siyasi tutukluları serbest bıraktı. Böylece bütün dünyayı derinden etkileyecek sonuçları ortaya çıkaran Fransız ihtilali başlamış oldu. Yeniden boyun eğer Kral, kentte dolaşırken krallığın beyaz renginin yanı sıra Paris'in renkleri olan mavi ve kırmızıyı da içeren üç renkli kokart takarak halkın egemenliğini tanıdığını gösterdi.
Taşrada büyük korku köylülerin de feodal beylere karşı ayaklanmalarına ve şatoları hedef alan saldırılara girişmelerine yol açtı. Soylular ve burjavazi dehşete kapıldı. Kurucu Meclis, köylüleri denetim altına almak için 4 Ağustos'ta feodal vergi ve ayrıcalıkları ortadan kaldırdı. Ardından
İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi
ilan edilerek (26 Ağustos) özgürlük, eşitlik, mülkiyet dokunulmazlığı ve baskıya karşı direnme hakları tanındı.
Kral, toplumsal yapıyı altüst eden 4 Ağustos kararları ile İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi'ni onaylamayı reddetti. Bunun üzerine Paris'te halk kitleleri yeniden ayaklanarak 5 Ekim'de Versailles'a yürüdü. Ertesi gün, kraliyet ailesi
Paris
'e getirilerek Tuileries Sarayı'nda oturmak zorunda bırakıldı. Kurucu meclis de Paris'te yeni anayasa üzerinde çalışmalarını sürdürdü.
Kurucu Meclis, feodalizmin tasfiyesini sürdürerek eski zümreleri (ordre) kaldırdı, sömürgelerde köleliğe son vermekle birlikte en azından Fransa'da yurttaşlar arasında eşitliği sağladı ve kamu görevlerine girişteki eşitsizliklere son verdi. Kamu borçlarının ödenmesi amacıyla kilise topraklarının devletleştirilmesi kararını mülklerin yaygın bir biçimde yeniden dağıtılması izledi. Bundan çok yararlanan burjuvaziyle toprak sahibi köylüler oldu; ama bazı topraksız köylüler de arazi satın alabildi. Kiliseyi mal varlığından yoksun bırakan Kurucu Meclis, ardından yeni bir düzenlemeye girişerek Fransız Kilisesi Temel Yasası'nı çıkardı. Yasa, papa ve Fransız ruhban sınıfının çoğunluğu tarafından reddedildi. Ortaya çıkan ayrılık, çekişmelerin şiddetini artırdı.
Kurucu Meclis, ancien rengime'in karmaşık yönetsel sistemini yıkarak yerine seçilmiş meclislere yöneltilen il (departement), ilçe (arrondissement), kanton (canton) ve bucak (commune) bölünmesine dayalı akılcı bir sistem getirdi. Adalet mekanizmasının temelini oluşturan ilkeler de köklü bir biçimde değiştirildi ve sistem yeni yönetsel birimlere uyarlandı; yargıçların da seçilerek göreve gelmesi ilkesi kabul edildi.
Kurucu Meclis'in çerçevesini çizdiği yeni düzen, yasama ve yürütme güçlerinin kralla meclis arasında paylaşıldığı bir monarşiyi öngörüyordu. Ama bütünüyle aristokrat danışmalarının etkisi altında olan XVI. Louis ülkeyi yeni güçlerle birlikte yönetme yolunu seçmeli. 20- 21 Haziran 1791'de ülkesinden kaçma girişiminde bulunduysa da Varennes'de yakalanarak Paris'e geri getirildi.
l Ekim 1791'de Kurucu Meclis'in yerini alan Yasama Meclisi'nde (Assemblee legislative), ticaret burjuvazisinden gelme
Jirondenler
hâkimdi. Bu meclis, yurt dışına göç etmiş olan ve yabancı krallıkları Fransa'ya askeri müdahalede bulunmaları için kışkırtan soyluların işini bitirmek amacıyla, Avusturya'ya savaş ilan etti (Nisan 1792). Ama jirondenlerin monarşi karşısındaki politikası fazlasıyla uzlaştırıcı görüldü. 10 ağustosta halkın bir başkaldırısı, kralı devirdi ve hapsettirdi.
O zaman iktidar
Jakobenlerin
eline geçti ve bunlar, hem devrimci hareketi canlandırdılar, hem de eski imtiyazlılara karşı baskıyı arttırdılar (birinci terör, eylül kıyımları). Genel seçim ve oy hakkı tanındı.
21 Eylül 1792'de, bir gün önce kazanılan Valmy Zaferi'nin sevinciyle, Yasama Meclisi yerini bir Ulusal Konvansiyon'a bıraktı, o da cumhuriyeti ilân etti; daha sonra kralı idama mahkûm etti ve bu hüküm,
21 Ocak
1793
'te yerine getirildi.
Louis XVI'nın ölümü, Fransa'ya karşı, Avrupa devletlerinin çoğunun oluşturduğu bir ortak cephe kurulmasına yol açtı. Daha mart ayında, Belçika'yı istilâ etmeyi başarmış olan Fransız ordusu geri püskürtüldü. İstilâ korkusu, kralcı köylülerin Fransa'nın batısında ayaklanması ve ekonomik bunalım, halkla montanyarları (aşırı jakobenler) jirondenleri devirmeğe, sonra da tutuklatıp hapsetmeye yöneltti.
Danton
'un, sonra da
Robespierre
'in önayak olduğu Halk Kurtuluş Komitesi, kitle halinde askere almalar, elkoymalar, tutuklamalar, idamlar, hayat pahalılığına karşı kararnameler, zenginlerin mallarına vergi koymalar gibi bir dizi sert tedbirler aldı. Bu, iç ayaklanmalara hızla son verdiren ve sınırları güvenliğe kavuşturan büyük terör dönemiydi.
Ama Konvansiyon, Robespierre ile
Saint Just
'ün giderek daha kanlı bir niteliğe bürünen diktatörlüğüne de tepki gösterdi; ikisi de 27 Temmuz 1794'te giyotine gitti: Thermidor tepkisi. Bu tepkiyle Halk Kurtuluş Komitesi'nin aldığı tedbirler kaldırıldı ve terör sorumluları idam edildi.
Ülkede ciddi bir ekonomik bunalım başgöstermişti, ama Fransız ordusu bu sırada Avrupa'da zafer kazanıyordu. Fransa'yı yönetmek için. Konvansiyon, 26 Ekim 1795'te beş üyeden meydana gelen bir Direktuvar kurdu. İktidar, burjuvazinin eline geçmiş fakat eşitlik ilkesine dayalı bir cumhuriyet kurulamamıştı.
İhtilalin Sonuçları
Yıkılmaz diye düşünülen, hatta egemenlik hakkını Tanrı'dan aldığı iddia edilen
i
ktidarı eline geçirdi. Dolayısıyla tam bir burjuva hakimiyeti gerçekleşemedi.
Milliyetçilik ilkesi, siyasi bir karakter kazanarak, çok uluslu devletlerin parçalanmasında etkili oldu.
Eşitlik, özgürlük ve adalet ilkeleri yaygınlaşmaya başladı.
Liberalizmin güçlenmesi başladı.
Fransız İhtilâli, sonuçları bakımından evrensel olduğundan Yeniçağ'ın sonu, Yakınçağ'ın başlangıcı kabul edildi.
Dağınık halde bulunan milletler, siyasi birliklerini kurmaya başladılar.
İnsan Hakları Bildirisi, Fransızlar tarafından dünya çapında bir bildiriye dönüştürüldü.
Fransız İhtilâli'nin yaydığı fikirlere karşı İhtilâl Savaşları (1792-1815) başladı. Önce Fransa ile Avusturya ve Prusya arasında başlayan bu savaşlara İngiltere ve Rusya da katıldılar. Savaşlar
Napolyon
'un yenilgisiyle sonuçlandı.
Viyana Kongresi
ile Avrupa'nın siyasi durumu yeniden düzenlenmiştir (1815).
Sınıflı toplumların gelişiminde, diğer bir aşamaya geçildi. Burjuvazinin Avrupa'da tam olarak iktidarı alması Sanayi Devrimi'ni bulsa da, Fransız İhtilali burjuvazi için bir milat haline gelmiştir.
BEĞEN
Paylaş
Paylaş
Cevapla
Kapat
Saat: 19:58
Hoş Geldiniz Ziyaretçi
Ücretsiz
üye olarak sohbete ve
forumlarımıza katılabilirsiniz.
Üye olmak için lütfen
tıklayınız
.
Son Mesajlar
Yenile
Ã…ÂÂÂu Anda DinlediÃâ€ÂŸiniz Ã…ÂÂÂarkÃâ€Â±
WaRrioR
-
20:50
Forum OyunlarÃâ€Â±
Uydurmasyon Kampanyalar YaratÃâ€Â±n
WaRrioR
-
22:01
Forum OyunlarÃâ€Â±
Uykusuzlar Buraya, Gece Sohbetimiz
WaRrioR
-
23:18
Forum OyunlarÃâ€Â±
SÃâ€Â±kÃâ€Â±ldÃâ€Â±m, ne yapabilirim?
Dilhun
-
22:24
CevaplanmÃâ€Â±ÅŸ
SÃâ€Â±kÃâ€Â±ldÃâ€Â±m
WaRrioR
-
22:08
Forum OyunlarÃâ€Â±