Arama


Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
23 Ekim 2016       Mesaj #11
Safi - avatarı
SMD MiSiM
FUTBOL
(ing. football, foot, ayak, ve bali, top'tan).
1. On altı oyuncudan oluşan (on biri sahada, beşi yedek olmak üzere) iki takımın yaptığı ve her oyuncunun karşı tarafın kalesine, ayakla, kafayla ya da bedenin bir başka bölümüyle (el ve kollar dışında) küre biçiminde bir topu sokmaya çalışmasına dayanan spor. (Bk. ansikl. böl.)
2. Amerikan futbolu, on bir ya da on iki kişiden oluşan iki takım arasında, 4,50 m’lik dilimlere ayrılmış, uzunluğu 90, genişliği 52 m olan bir sahada, eller ve ayakları kullanarak oval bir topla yapılan spor.
3. Avustralya futbolu, rugby, futbol ve hentbol karışımı spor. Oval bir topla, oval bir sahada, 18 kişilik iki takım arasında oynanır.

—ANSİKL. Futbol, 1820’ye doğru Ingiltere'de doğdu; burada kolejliler karışık kuralları olan hurling adında bir top oyunu oynuyorlardı. 1823'te, Rugby'de, bu oyunlardan birinde, William Webb Ellis topu koltuğunun altına aldı ve karşı tarafın kalesine götürdü. Bu tarihten başlayarak elle oynanan hurling'in karşısında ayakla oynanan hurling de başladı. 1863'te, ayrı kuralları bulunan bu iki oyun resmi olarak birbirinden ayrıldı. Çok geçmeden rugby'ye dönüşecek olan futbol rugby kendi çizgisini sürdürdü; takım futbolu da modern biçimini alarak kesin ve değişmez kurallara bağlandı.

Karşılaşma bir orta ve iki yan hakem tarafından yönetilir. Oyun dikdörtgen bir sahada oynanır. Her faul bir serbest vuruşla, ceza sahası içindeyse penaltıyla cezalandırılır. Eğer bir oyuncu topu kendi avut çizgisinin dışına atarsa, karşı takım bir köşe vuruşu kazanmış olur.

Oyun 90 dakika sürer (iki yarılı). En fazla gol atan takım maçı kazanır. Elemeli sistemde (genellikle kupa maçlarında), normal süresi beraberlikle biten maçlar sonunda, süre uzatılabilir (genellikle 30 dakika). Karşılaşma sırasında sahada, her takımın on bir oyuncusu bulunur: ellerini kullanma hakkına sahip tek oyuncu olan bir kaleci, genellikle dört savunma, üç ya da dört "orta saha", iki ya da üç ileri uç oyuncusu.

Evrensel bir spor durumuna gelen futbol iyi örgütlenmiş ve düzenlenmiştir. Futbol sporu, temelinde 150 federasyonun (her ülkeye bir tane), tepesinde de FİFA’nın (Uluslararası tutbol birliği konfederasyonu) bulunduğu bir piramit biçiminde örgütlenmiştir. 1904'te kurulan FİFA’nın merkezi Zürich’tedir. Bu iki uç arasında kıtasal konfederasyonlar yer alır. Bunların sayıları beştir: UEFA (Avrupa Futbol birliği), Güney Amerika konfederasyonu. Kuzey -Orta-Amerika ve Karayibler konfederasyonu, Afrika konfederasyonu ve Asya konfederasyonu. Kulüpler, ulusal federasyonlar ve konfederasyonlar, FİFA’nın mutlak denetimi altındadır.

Her ulusal federasyon kendi maçlarını kendisi düzenler: bunlar genellikle şampiyonluk ve kupa maçlarıdır. Uluslararası müsabakalar konfederasyonların (Avrupa Şampiyon kulüpler kupası, Kupa galipleri kupası, UEFA kupası, Avrupa kupası gibi) ya da FİFA'nın (Olimpiyat oyunları futbol turnuvası ve Dünya kupası gibi) denetimi altında yapılır. Koşullar elverdiğinde dört yılda bir düzenlenen Dünya kupası, en önemli kupa olma özelliğini sürdürür.

Yarım yüzyılı aşkın bir süredir şampiyonluğu hep altı ülke kazanmaktadır: Uruguay (1930 ve 1950), İtalya (1934, 1938 ve 1982), Almanya (1954, 1974 ve 1990), Brezilya (1958, 1962 ve 1970), Ingiltere (1966) ve Arjantin (1978 ve 1986). Türkiye Dünya kupası final grubuna yalnızca iki kez katılmaya hak kazandı (Brezilya 1950; İsviçre 1954). Avrupa Şampiyon kulüpler kupası'nda rekor Real Madrid’in elindedir: beşi art arda elde edilmiş olan (1956-1960) altı kupa. Türkiye'nin yalnızca bir takımı bu kupada yarı finale kadar yükselebildi (Galatasaray, 1988-1989). FIFA, dörtte üçü Avrupa'da bulunan, 300 000’den fazla kulübe dağılmış olan 25 milyondan fazla oyuncuyu denetler. Seçkin futbolcular doğu ülkelerinde amatör (kuramsal olarak), Batı Avrupa’da ve Amerika’da ise profesyoneldir.

Kaynak: Büyük Larousse
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 2 üye beğendi.
SİLENTİUM EST AURUM