Oğuz Kağan Destanı
,
Oğuzların atası ve hükümdarı sayılan Oğuz Kağan’ın yaşamını konu alan destan.
Oğuzların İslam dinini kabul etmesinden sonra, değişik öykülerin eklenmesiyle Oğuzname olarak anılan bu destanın günümüze ulaşan en eski nüshası Uygur harfleriyle, 13. yüzyılda ya da 14. yüzyıl başlarında henüz Müslüman olmamış Türklerce yazıya geçirilmiştir. Bu metin Paris’te Ulusal Kitaplık’tadır.
Oğuz Kağan Destanı iki ana bölümden oluşur. İlk bölümde halk arasındaki rivayetlere göre Oğuz Kağan’ın yaşamı anlatılır. İkinci bölümde Oğuzların boy adları, damgaları ve ongunları açıklanır. Destana göre Kara Han’ın eşi Ay Hatun’un oğlu olan Oğuz ilk sütünü emince konuşur, çiğ et, aş ve şarap ister. Kırk gün içinde büyür, yürüyüp oynar. Ormanda saklanarak Oğuzların hayvanlarını ve insanları yiyen bir gergedanı öldürüp ülkesini huzura kavuşturur. Art arda iki kadınla evlenir. Birincisinden Gün Han, Ay Han ve Yıldız Han, İkincisinden de Gök Han, Dağ Han ve Deniz Han adlı oğulları doğar.
Oğuz Kağan komşu ülkelerin hanlarından kendi egemenliğini tanımalarını ister. Çin hükümdarı Altun Kağan bu buyruğa uysada Bizans hükümdarı Urum Kağan onu dinlemez. Bunun üzerine askerlerini toplayan Oğuz gök tüylü, gök yeleli erkek bir kurdun önderliğinde giriştiği seferler sonunda Urum Kağan’ı yenilgiye uğratır. Çürçet, Sind, Şağam, Tangut ve Suriye’yi fetheder. Barkan yurdunun kağanı Masar’ın ordularını bozguna uğratır. Uluğ Türk (irkil Hoca) adlı vezirinin gördüğü bir düş üzerine büyük oğullarını doğuya, küçük oğullarını da batıya gönderir. Büyük oğullar altın bir yay, küçük oğullar üç gümüş ok bulurlar. Oğuz Kağan büyük kurultayı toplar ve ülkesini büyük (Bozoklar) ve küçük (Üçoklar) oğulları arasında ikiye ayırır.
Reşideddin’in (ö. 1318) Camiut-Tevarih adlı yapıtındaki “Tarih-i Oğuzân ve Türkân ve Hikâyât-ı Cihangir-i O” başlıklı bölümde yer alan Oğuzname’de ise Oğuz Kağan bir alperen ya da peygamber kişiliğine bürünmüştür. Burada Oğuz doğar doğmaz annesinin düşüne girer ve ona Müslüman olmazsa sütünü emmeyeceğini söyler; annesi bunu kabul edince ilk sütü emer. Oğuz amcalarının üç kızı ile evlenir. Kara Han, eşlerinin şikâyeti üzerine oğlu Oğuz’un Müslüman olduğunu duyunca onu öldürtmek ister. Ama Oğuz babasını yenerek ülkenin başına geçer. Daha sonra seferlere çıkarak İran, Turan, Mısır, Rum ve Frenk diyarlarını fethedip asıl yurduna döner. Yay ve ok getiren oğullarından Bozokları sağda oturtup ordunun sağ kanadına, Üçokları da solda oturtup ordunun sol kanadına komuta ettirir.
İlk destanda 40 gün içinde büyüyen Oğuz, İkincisinde bir yılda büyür ve adını kendisi seçer. İkinci öyküde onun bütün savaşları din uğruna yapılan gazalardır. Her iki destanda geçen kavim adları büyük ölçüde aynıdır, Oğuzların siyasal yapısı da aynı biçimde anlatılır. Ama Uygurca metindeki kurt öyküsü öbüründe yoktur. Bazı araştırmacılara göre Oğuz Kağan ünlü Hun hükümdarı Mete’nin kişiliğini yansıtmaktadır. Daha geniş bir yorumla, Oğuz Kağan’ın tarihsel bir kişilikten çok, 24 boyluk Oğuz örgütünün simgesi olduğu anlaşılmaktadır.
Kaynak: Ana Britannica