Halk Hukuku Bir bölgede, bir yörede yaşayan halkın; mahkeme edilmesi gereken bir sorunla karşılaştığında, mahkemeye ulaşamadığı, ya da ulaşmak istemediği durumlarda, sorunun yörede, bölgede, köyde halk tarafından oluşturulan bir mahkeme ile çözümlenmesine halk hukuku denir. Toplumsal yaşamı; denetleme, yönlendirme, düzenleme işlevi olan halk hukuku; evlenme, boşanma, mülkiyet - miras ilişkileri, akrabalık ve komşuluk ilişkileri, sınır anlaşmazlıkları, namus, hırsızlık, borçlanma, toplumsal ilişkileri kadar çok geniş bir alanı içermektedir. Halk hukukunda cezalandırma biçimi; kınama, ayıplama, toplumsal baskı, toplum dışına itilme, para cezası vb. şekillerde olmaktadır. Çağdaş hukuk kurallarının oluşumunda halk hukukunun kaynaklık ettiği bilinen bir gerçektir. Halk Mimarisi Halk mimarisi; halkın kendisi için oluşturduğu nesnel yaşam çevresidir. Halk mimarisinin genel etkenler altında gelenekselleşen, anonim bir tasarım sürecinde oluşan bir mimarı olarak da tanımlayabiliriz. Halk mimarisi; sözkonusu toplumun değer yargılarını, dünya görüşlerini, gelenek görenek ve inanç sistemlerini, aile ve akrabalık bağlarını komşuluk ilişkilerini anlamada ve anlatmada kaynaklık eden en önemli verilerden biridir. Resmi ve anıtsal niteliği olan yapılar halk mimarisi dışında değerlendirilirler. Fakat ülkemizde mevcut hamam, çeşme, kahve gibi yapılar da halk mimarisi içerisinde değerlendirilmektedir. Halk mimarisini incelemek öncelikle doğal ve toplumsal çevresini daha sonra da yapı malzemesi ve teknikleri incelemek demektir. 
Ekonomik yapı,
Hayat biçimi,
Değer yargıları,
Aile ve akrabalık ilişkileri,
Gelenek, görenek, töre, adet ve inançların mimari unsurlara etkinliği halk mimarisi içerisinde araştırılacak konulardır.
Halk mimarisinin anıtsal bir amacı yoktur, yani iz bırakmak amacıyla üretilmezler. Halk mimarisinde yörenin tipik malzemesi kullanılır. Bu nedenle aynı yöresel koşulları taşıyan aynı jeolojik yapıya sahip yerlerde aynı tip yapılara rastlanır.
Halk mimarisini oluşturan yapılar, özel mimarlar tarafından değil, yerel sahipleri veya yerel ustalarınca yapılır.
Genel olarak halk mimarisi anonim bir yapıya sahiptir. Bundan dolayı halk mimarisine anonim mimari de denebilir.
Bir halkbilimci konutu;
Oluştuğu doğal çevre,
Fonksiyonları,
Konutta kullanılan araç, gereç, yapı malzemesi,
Yapı tekniği,
Konut etrafında oluşan adet inanma çerçevesinde incelenmesi gerekmektedir.
Halk mimarisi ekonomik ve toplumsal yapı değişmedikçe yıllar boyu aynı şekilde değişmeden devam eder. Bir proje dahilinde oluşturulmayan halk mimarisi ürünleri Anadolu’nun 7 bölgesinde de kendine has özellikler göstermektedir. Halk kültürlerinin bütün konularını araştıran Kültür Bakanlığı Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü bu kapsamda da çalışmalarını sürdürmektedir. Halk mimarisi ürünleri slaytlarla belgelenmekte, yapım tekniği, fonksiyonel açıdan inceleme ve gelenek boyutu yerel ustalarla yapılan görüşmelerle tespit edilerek arşivlenmektedir. Değişen kültürel ve toplumsal yapı ile birlikte halk mimarisi ürünlerimizde de hızlı bir değişim gözlenmektedir.
Halk mimarisini yaşatmak onu durdurarak korumak değil, esas yapılış dilek ve nedenlerine ters düşmeden ona yeni fonksiyonlar yükleyerek konuyu yeniden yorumlamak ve değerlendirmektir. Yeni yapılar geçmişten gelen geleneksel yaşama biçimine cevap vermenin yanısıra değişen kültürel yapının gereksinimlerini karşılayacak şekilde oluşturulmalıdır. Halk mimarisi ürünlerinin güzelliği ve özelliği hakkında bilgisi olmayan halk bu yapıları süratle yok etmekte olanların yerine kendileri için son derece sağlıksız olan yapıları inşa etmektedirler. Bu konuda halk bilinçlendirilmelidir. İnsan çevresiyle bir bütündür. Gelişen teknoloji ve değişen kültürel yapı ile birlikte ülkemiz hızlı bir şehirleşme sürecine girmiştir. Bu süreçte oluşturulacak yapıların kabul görmesi yönündeki çalışmada; Mimarların, bilimadamlarının ve araştırmacıların yeterli düzeyde halkbilim formasyonuna sahip olması,
Böyle bir çalışmanın plan aşamasından başlayarak bitene kadar halkbilimcilerin koordinasyonu ile yürütülmesi,
Değişen kültürel yapının doğru yorumlanmasında, halkbilimciler ve toplum bilimciler birlikte değerlendirmeler yaparak mimar araştırmacı ve bilimadamlarına önerilerde bulunması gerekmektedir.
Doğa insanla bir bütündür. İnsanoğlu ilkçağda olduğu gibi günümüzde de barınmak yaşamını sürdürebilmek için kendisine bir mekan oluşturmuş, gelecekte de oluşturacaktır. O mekan kültürel yapıyı anlatmada kaynaklık eden en önemli yeridir.