Karasinek, uzunluğu 5-8 mm arasında değişen pis yer, temiz yer, açık alan, kapalı alan arasında ayrım gözetmeden hemen hemen her yerde yaşayabilir. Karasinek insanların yaşadığı en soğuk iklimden en sıcak iklime kadar bütün meskûn yerlerde bulunabilir. Çünkü bunlar, yaşayabilmek için gerekli şartları ancak insanların ve insanlarla birarada bulunan hayvanların yaşadıkları yerlerde bulur. Özellikle yaz aylarının o sıcak günlerinde sürekli savaş halinde olunmasına neden olabilmektedirler. Karasinekler yumurtalarını dışkılara, çöplüklere, özellikle sıcak ve nemli yerlere bırakırlar. Yumurtalar bir günden kısa bir sürede çatlar ve larvalar çıkar. Larvalar bir iki hafta içinde pupa evresine girerler. Pupa evresinde başkalaşmaya uğrayarak birkaç günde kanatlı erişkin biçimlerini alırlar. Karasinek, kısa ama yoğun ve üretimli bir hayat sürer. Eğer yumurtaları 25 derece sıcaklıktaki nemli bir yere bırakılırsa yumurtalar, 10 saat gibi kısa bir zaman zarfında açılırlar. Bir defada yaklaşık olarak 100’ün üstünde, hayatı boyunca da 600-1000 yumurta bırakabilen dişi karasinek, larva döneminden sonraki üç gün içerisinde, çok rahatlıkla yeniden yumurta bırakabilir.

..........karasinek ........................ sivrisinek
Sivrisinekler kan emmek için yaklaşırken vızıltılı sesleriyle kolayca tanınan, ince uzun bacaklı narin böceklerdir. Sivrisinekler tam başkalaşımlı böcekler olup 4 evreden geçerler. Suda geçen yumurta, larva, pup evreleri ile karada geçen ve ergin evre. Sivrisinekler doğru bilinenin aksine kışın da hangi evrede olursa olsun yaşayabilir. Yumurtadan çıkan sivrisinek yavrularının (larva ve pupa), büyüme evrelerini tamamlayabilmeleri için küçük bir su birikintisine ihtiyaç duyar. Bu, çamurlu bir yağmur suyu, bataklık, çeltik, havuz suyu ya da teneke kapta birikmiş bir su olabilir. Ancak durgun sular sivrisineklerin tercih sebebidir. Ergin dişi ve erkeklerin besini bitki ve meyve sularından aldıkları şeker ve proteinden oluşur. Dişiler, yumurta yapabilmek için kan emmek zorundadır. Laboratuvar ortamında bitkisel besinlerle uzun süre yaşatılabilirler fakat yumurta elde edilemez. Familya türlerinin hepsi kan emmez; tamamen bitkisel beslenenler de vardır. Sivrisinekler kan taşıdıkları için hastalık bulaştırma riskleri vardır. Örneğin, sarı humma,fil hastalığı ya da sıtma gibi parazit hastalıklarını taşıyabilirler. AİDS e sebep olan HIV virüsü ise bu canlılarda gelişme ortamı bulamaz. Virüsler sivrisinekler tarafından taşınmaz.
sonuç;
bu durumda benim kişisel görüşüm,sivrisinekler çoğalabilmek için kana ihtiyaç duyduklarından sanırım,gece daha kolay kan bulurlar.çıkardıkları sesleri, onların gündüz kan toplamasına olanak vermez aksi halde.