SAPLI sıf. Sapı olan ya da sapı belli bir nitelikte olan: Kısa saplı çiçeklerden oluşturulmuş bir demet.
—Bot. Bir sapı, gövdesi olan bitkiye denir. (Karşt. SAPSIZ.)
—Nörol. Saplı cisim, halkalısolucanlar ile eklembacaklıların serebroit gangliyonunda bulunan küçük nöronlar kümesi. (Saplı cismin bu hayvanların öğrenme süreçleriyle ilgili olduğu sanılmaktadır.)
SAPLI sıf. (saplamak'tan). Bir şeye, bir yere saplı, oraya saplanmış olan şey için kullanılır: Tahtaya saplı bıçak.
Sponsorlu Bağlantılar
—Böcbil. Saplı karın, Apocrita alttakımından zarkanatlılarda olduğu gibi, çok dar bir bölümle göğüsten ayrılmış karın.
—Der. hast. Deriye bir sapla bağlı deri urlarına denir.
—Der. hast. Deriye bir sapla bağlı deri urlarına denir.
—Ormanc. Saplı meşe, palamutları uzun saplı olan meşe türü (Ouercus robur).
—Tüt. Saplı tütün, ana damarının uzantısıyla ana sapa bağlı olan tütün yaprağına denir.
—Tüt. Saplı tütün, ana damarının uzantısıyla ana sapa bağlı olan tütün yaprağına denir.
a. Yörs. Uzunca bir sapı olan tas, tencere vb. kap.
Kaynak: Büyük Larousse
X-Sözlük Konusu: ne demek anlamı tanımı.